Zam Ayı, Gam Ayı

Written By: Beyin Gücü - May• 02•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

girisimcilik-zam

 

Yıllar önce, henüz ufak bir atölye düzeyinde üretim yaparken, yılbaşı dolayısıyla işçi ücretlerine yaptığımız zamlar nedeniyle bazı sorunlar yaşamıştık. Aslında bu tarz sorunlar, her zam döneminde ortaya çıktığı için normal sayılabilirdi ama, bu seferki mesele biraz farklıydı.

O dönemlerde, imkânlarımız ve miktarlarımız sınırlı olduğu için, makinelerimiz de ilkel sayılırdı. Özellikle plastik baskısı yaptığımız el presleri, kol gücü ile çalıştırılırdı. Plastik bölümümüzde iki kişi çalışıyordu. Elemanlardan biri eskiydi, o günkü parayla ayda 700 lira alıyordu. Diğer eleman ise 3 ay önce, 500 lira ücretle işe başlamıştı. Onların ücretlerini ayarlamakta zorlanıyorduk. Çünkü yeni eleman daha güçlü kuvvetliydi ve daha fazla parça basıyordu. Öteki arkadaş ise daha yavaş ama kıdemliydi. Ürettiği parçalardaki hata oranı daha düşüktü. Sonunda karar verdik ve maaşları 900 ve 800 lira olarak belirledik. Ertesi gün işe geldiğimizde, ikisinin de işbaşı yapmadığını hayretle gördük. Bir kenarda, ellerini bağlamış hâlde ve küskün küskün oturuyorlardı.

Biraz bekleyip düşündükten sonra, ikisiyle ayrı ayrı görüşmeye karar verdik. Eski eleman; sadece 200 lira zam aldığını, daha dün işe giren adama 300 lira zam yaptığımızı, dolayısıyla da kendisine karşı adil davranmadığımızı söylüyordu. Yeni elemanı dinlediğimizde ise onun yorumu daha farklıydı. Kendisi, eski arkadaştan daha fazla mal bastığı hâlde, 100 lira eksik maaş alıyordu. İşin içinden çıkmak da bize düşüyordu. Her ikisini ikna etmek için, ne kadar dil döktüğümüzü tahmin edersiniz.

Gerçekten, girişimcinin en zorlandığı konuların başında, ücret ve fiyat ayarlamaları gelir. Çünkü, bir tarafın gözü yukarıya bakarken, öteki taraf, “iyi fakat ucuz”un peşindedir. Oysa bu iş, bir hesap ve denge işidir. Terazinin bir kefesine ücretler, malzeme ve genel giderlerle birlikte bir miktar kâr konulurken, diğer tarafa satış fiyatı yerleştirilerek bir denge tutturulur. Üstelik, kâr dediğiniz de piyasa şartlarına bağlıdır. Bu günün anlayışında, maliyet artı kâr mantığı bitmiş, fiyatlar üzerinde rekabet gerçeği egemen olmuştur. Bir malın fiyatı, satılabileceği değer ne ise, odur. Sizin maliyet hesabı yapmanız, nerede kısıntı yaparsam, neyi kolaylaştırırsam maliyeti düşürürüm de kâra geçebilirim diyebilmek içindir. Yoksa maliyet artı kâr düşüncesiyle belirleyeceğiniz fiyatlar, satışların azalmasına yol açarak, üretimi kısmanız sonucunu doğurabilir ki, tam anlamıyla bir kısır döngü içine girersiniz. Oradan çıkabilmek için iflas masasına oturmanız bile gerekebilir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Eleman ücretleri belirlenirken yapılan hataları, ânında geri dönüp düzeltemezsiniz. Çünkü o zaman bütün çalışanlarınız, birtakım isteklerle başınıza üşüşür, büsbütün işin içinden çıkamaz duruma düşersiniz. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, o tür düzeltmeler, bir sonraki zammı diğerlerine nazaran daha az tutarak kolayca yapılabiliyordu. Düşük enflasyonla birlikte alışmaya başladığımız yeni dönemde zam oranları, bu artışlara paralel olarak o kadar azaldı ki, artık o işi zamana yayarak yapılabilmek bile zorlaştı.

Çalışanlar, her türlü başarılarının paraya dönüşmesi konusunda oldukça sabırsız davranırlar. Oysa o başarılar devamlı olmayabilir. İşveren olarak verdiğinizle kalırsınız. Üstelik, dengeleri de bozmuş olursunuz. Ayrıca, bilinmelidir ki her verilen değer, çalışanın gözünde kalıcı bir hak olarak algılanır. Hatta vaatler bile aynı mantığa tabidir. Kısacası; zam dönemleri, her zaman bazı zorlukları da beraberinde getirir.

Girişimci, bütün bu olasılıkları göz önünde bulundurmak zorundadır. Aksi takdirde içine düşeceği kısır döngü, uzaydaki kara delikleri bile aratmayabilir.

 

Gazanfer Sanlıtop

www.beyingucu.gencgelisim.com

 

Bir önceki yazımız olan Kimlik ve Özdeşleşme başlıklı makalemizde kimlik, Kimlik ve Özdeşleşme ve kişilik hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir