Mutluluğun Resmini Anlat Bana

Written By: Beyin Gücü - Tem• 26•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

mutluluğun-resmi

 

Mutluluğun resmini anlat bana. Hani bir telefon tellerine dizilmiş kuşlar gibi sustukça konuşmayı anlat bana. Nasıl ki bir-iki sevenin sesi kavuştuğunda telefonda, kuşlar şakımaya başlarsa gagaları neşe içinde birbirine çarparsa… Öyle bir mutluluk anlat bana sevgilim. Öyle ki, yalnızlık diyarından vuslat ülkesine göç eden iki göçmen kuş gibi havada çarpışmayı anlat. Kanadı kırık bir kuşu sevdiğinin kanadına yaslanıp uçarken görmüş gibi anlat.

Sen anlattıkça gönlüm bir kuş olup yollara koyulur. Sen ne kadar çok uzakta olsan da esen bir rüzgârdan halini hatırını sorduğumda ‘iyiymiş’ fısıltılarını kulağıma üfleyen rüzgara tuttuğum alkışı anlat. Okyanus dalgalarının söylediği türküyü anlat. Bir balıkçı ağına yakalanan yavuklusunun arkasından kendini kıyılara vuran balinalar gibi yokluğundan kendimi nasıl acılar kuyusuna attığımı anlat. Anlat ki sevmenin bir bahar olduğunu, sevmenin bir yıldız olduğunu, sevmenin bir şarkı olduğunu bileyim.

Bilmek hissetmektir sevgilim. Seni sevmeyi bilmek, yaşadığımı hissetmektir. Kalbimin içinde başka bir kalbin saklandığını ve senin her gülümsemende içimde bir kalp açtığını bildim seninle.

Bana mutluluğun resmini anlat. Hani dağlar durmuştu ferhatın kazmasının karşısında da, ferhat gözyaşı ile bileyip, şirininin ismini besmele gibi sayıp her vuruşunda, dağları paramparça etmişti. İşte öyle bir gayretle aradım seni. Ne kadar çok sıradağlar çıktı karşıma, hüzündü adı birinin, yokluktu, gamdı, kederdi, yalnızlıktı…

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Sıralanıp karşıma aşılmaz kaleler gibi dikildiler senden gayrı ne varsa alemde. Ya Allah dedim Ya Aşk dedim, vurdum kalbimi ne kadar çok olsalar da. Yenildim yenildim, ağladım ağladım, öyle geldim adının yazıldığı bir ağacın kabukları gibi kabuk bağlamış yaralarımla. İçimde bir çeşmeden durmadan ağrıyan yanı akar sensizliğin. Sen gelene kadar firardadır mutluluğun sekiz harfi. İlk ağladığım gün hiç bitmedi, doğdum öldüm doğdum öldüm. Adına yaşamak deseler de bu hayat bir morgun elleri gibi sardı beni.

Şimdi sen gel ve bana mutluluğun resmini anlat sevgilim. Nasıl koşarsa bir ceylan özgürcesine dağlarda, nasıl büyürse bir başak toprağın karnından gökyüzünün kucağına öyle anlat bana. Sen desen ki ‘adım mutluluktur, adım aşktır’ inanırım, bilirim ve koyulurum yoluna. Gözlerim bir yalan makinası gibi ezelden masumluğuna şahadet etti, emin kıldı kalbimi. Sadece seni bekliyorum, o yüzden kimseye hiç sormadım kimseye, ‘mutluluk ne ki?’

Bekledim seni, ateşin ibrahimi beklediği gibi. Kuyunun yusufu beklediği gibi. Mecnununu arayan çöl bendim. Yakmamak için ateş oldum, kavuşmak için yüzümü sana döndüm. Tüm sevmek vakitlerinde seni kalbime kıble edindim. Seni sen yokken, seni bilmeden, sen demeden sevdim.

Bana mutluluğu anlat sevgilim. İçinde sen olsun.

 

Adem Özbay

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Güzel Konuşmanın 14 İlkesi başlıklı makalemizde diksiyon, güzel konuşma ve Güzel Konuşmanın 14 İlkesi hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir