Korkularının Üzerine Yürü!

Written By: Beyin Gücü - Nis• 03•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

korkularin üzerine yürü

 

İnsan bilmediği şeylerden korkar. Bilmediklerinden hep bir adım daha uzak durarak, onlarla karşılaşmak istemez. Hayatta yüzleşmemiz gereken en önemli unsurlardan bir tanesi de korkularımızdır. İşte bu yüzden onlarla yüzleşerek onları yenmeliyiz; aksi takdirde onlara yenik düşerek yaşam yolculuğunda bir adım daha geriye düşeriz. Çünkü korkularımız, yapacağımız her işte karşımıza çıkacaktır.

8 Aralık 2012 tarihinde çok etkileyici bir kişisel gelişim seminerine katıldım. Aslında bu seminerin temel mantığı, korkularımızın üstüne yürümekti. Uygulamalı bir seminer olması itibariyle diğer seminerlerden ayrılıyordu. Ateşte yürüyüş yaptık. “Ateşte yürüyüş mü?” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet, yanlış okumadınız: 250 katılımcı ile gerçekleşen bu etkinlikte, her katılımcı korkularının üzerine cesaretle giderek ateşte yürüdü.

Ateşte yürümek, ilk başta kulağa korkutucu geliyor. Gerçekten “ateşin üzerinde yürünebilir mi?” sorusu aklınızı kurcalamaya devam ederken, esasında ben bunu “inanç gücünün kimyaya meydan okuması” ile açıklayabilirim.

Beyin neye inanırsa, bedende onu gerçekleştiriyor

A.B.D’de bir üniversitede, basketbolcular üzerinde inancın gücünün etkisini kanıtlamak için kimyasal ilaçlar kullanılarak bir deney yapılıyor. Dikkatinizi çekerim ki bunlar plesebo niteliğinde olan etkisiz ilaçlar değil. Tamamen kimyevi maddeler içeren haplar. Basketbolcular iki gruba ayrılıyor. Birinci gruba A grubu, ikinci gruba B grubu deniliyor. Ardından, bu gruplardan A grubuna enerji verici niteliği olan bir hap veriliyor. Bu hap verilirken gruptaki bireylere: “Bu hap sizi rahatlatacak ve uyumanızı sağlayacak.” deniliyor. B grubuna da uyku hapı veriliyor. Bu hap verilirken gruptaki bireylere: “Bu hap size enerji verecek ve sizde enerji patlaması yaratacak.” deniliyor. Ardından araştırmayı yapan bilim adamları sonuçları gözlemlemek için beklemeye koyuluyorlar. Karşılaştıkları sonuç karşısında hepsi şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Gruplara ilaçlar hangi telkinle verildiyse aynen o etkiyi göstermişti. Buradan çıkarılacak sonuç: İnanç gücü kimyaya meydan okur.

Esasında hayatımızın birçok safhasında inanç gücünün etkili olduğunu görmekteyiz. Siz neyi istiyorsanız onun duasını yapıyorsunuzdur. Eylemleriniz, o isteklerinizden iz taşır. Bu yüzden her düşüncenize dikkat etmelisiniz. Sürekli olumlu yönde düşünerek, inanç gücünün pozitif yönde işlemesini sağlamalısınız.

Doğduğumuzda sıfır korku ile dünyaya “merhaba” deriz; hiçbirimizin yükseklikten ya da ateşe karşı bir korkusu yoktur. Ta ki yüksekten düşen birinin öldüğünü görene ve sobaya elimizi değdirip yakana kadar… Bu deneyimlerden önce, korkuların hiçbiri beyin sistemimizde yer almıyordu. Buradan çıkaracağımız bir sonuç var: Korkularımızın hepsi öğrenilmiştir!

Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Hayatımızın birçok aşamasında başarısızlık korkusu ile yüz yüze geliyor ve denemekten kaçıyoruz. “Ya başarısız olursam!” denilen o sihirli ama bir o kadar da olumsuz mesajlar içeren cümle, bizi sürekli başarının kıyısından döndürüyor. Çoğunlukla insanlar, olumsuz mesajlar üreterek olumsuzluğu da üstlerine çekiyorlar ve sonra da aynen şunu söylüyorlar : “Ben bunun böyle olacağını biliyordum.” Buna eğitim bilimleri dilinde Kendini Gerçekleştiren Kehanet diyoruz. Kişi, bir olayın korkusunu sürekli içinde yaşayıp, kurguladıktan sonra onu resmen gerçek hayatta da yaşıyor.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Öğrenilmiş Çaresizlik

Bu kavram da yine korkularımız ile ilgili. Korku zaten başlı başına bir olumsuz kavram olduğu gibi, bakın çaresizlik kavramını da nasıl yanına almış. Birey, bir işi sürekli başarmaya çalışır ve her denemesinde bir olumsuzlukla karşılaşarak sonuca ulaşamaz. En sonunda “benden buraya kadar” diyerek işi yapmayı bırakır. Ondan uzaklaşır ve kendi içinde bir korku geliştirir. Bundan sonraki hayatına “ben bunu başaramıyorum” korkusu ile devam eder. Bakın gördüğüz gibi yine öğrenilmiş bir korku ile karşı karşıyayız.

Ateş üstünde yürüme etkinliğinde benim aldığım temel mesaj aslında şu: “Korkularının hepsini bir kenara topla. O ateş üzerinden geçerken, sahip olduğun enerjiyle birlikte hepsini yak ve hedeflerine koş!” Bu ateş üzerindeki yürüyüş inanılmaz bir motivasyon terapisi. “Ayaklarınıza bir şey olmadı mı?” sorusunu duyar gibi oluyorum. Merak etmeyin herhangi bir şey olmuyor, denemeye değer…

İnancın Gücü Kimyaya Meydan Okur

Cahit Sıtkı Tarancı bir dizesinde: “Su insanı boğar, ateş yakarmış!” diyor. Kesinlikle doğru söylüyor. Buna itirazım yok. Suda boğulmayan ve ateşte yanmayan insan yoktur. Hazreti İbrahim dışında ateşte yanmamanın örneğini duymadım. Benim sizlere vermek istediğim mesaj: “Korkularının üzerine yürü. Onlara takılıp kalma. Takılıp kalırsan, o korkular seni yakmakla kalmaz. Kül eder.”

İnanç gücü, fiziğe de kimyaya da meydan okur. Bu konuda şüphesi olan varsa kesinlikle fizik ve kimyaya meydan okumaya kalkışmasın. Çünkü inanç şüphe kabul etmez. Sorgusuzca ve yüreğinizle inanmalısınız. Körü körüne inanın demiyorum. Yüreğinizle ve tüm kalbinizle inanın. Ayrıca meydan okumaktan ziyade her şeyle barışık yaşayın ki inanç gücünü önünüze alın ve işlerinizi daha kolay yapın.

Korkularınız, siz onların üzerine yürümeye devam edene kadar sizinle birlikte yürümeye devam edecektir. Onları en yakın dinlenme tesisinde bırakın; orada kalsınlar… Ve tavsiyem, onların hiçbir zaman geri dönemeyecekleri şekilde yollarını kaybetmelerini sağlayın. Böylece sizi yavaşlatan şeylerden kurtulun.

 

Hakan Birol

 

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Beynimizi Tanıyalım başlıklı makalemizde beyin, beyin hakkında bilgiler ve beynimizi tanıyalım hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir