Korkulardan Arınmak

Written By: Beyin Gücü - May• 30•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

korkular

 

Emek odaklı başarıların adamı, başarısızlık korkusundan arınmış ve bu korkunun zihninde oluşmasına, büyümesine ve zihnini kemirmesine izin vermemiştir.

Zihinde oluşan korkular, hedef ve amaçlar doğru belirlense bili kişiyi harekete geçmekten alıkoyar, yolundan saptırır.

 

 

Kolay başarıların değil de gerçek başarıların peşinde olanlar, kaliteli ve değerli bir hayata kavuşurlar.

 

Başarılı insan, ulaştığı her başarıyla hem kişisel saygısını hem de çevresel saygınlığını artırır. Kolay ulaşılan başarılar yine aynı kolaylıkla yok olurlar. Zorlu başarılarsa uzun süre kişi üzerindeki motivasyonlarını korur ve kişiyi yeni başarılara teşvik eder.

 

Ünlü Fransız romancı H. Balzac, ilk edebi yazılarını bir arkadaşı aracılığıyla döneminin isim yapmış yazarlarından birine göndererek düşüncelerini öğrenmek istediğinde; yazar okumasını bitirip üzgün, ümitsiz ama içten bir edayla “Azizim, siz her işle meşgul olabilir, şansınızı her alanda deneyebilirsiniz. Ancak edebiyatla boşa zaman kaybetmeyin” demiştir.

Sonrası malum. Balzac, harcadığı emeğin, istediğine kavuşma arzusunun ve dökülen terin karşılığını edebiyat dünyasının zirvesine çıkmış ve tarihe mal olmuştur.

 

Thomas Edison der ki; “Dehanın %99’u ter, %1’i ilhamdır.”

 

“Başarı, zahmet ve sebatın çocuğudur. Dil dökerek veya rüşvet vererek elde edemezsiniz. Ancak fiyatını ödediğinizde sizin olur.” O. S. Marlen

 

Bu fiyat alın teridir, çabadır, mücadeledir. Oturup başarıyı beklemek yerine çalışmaktır. Çünkü kayda değer hiçbir şeye oturduğunuz yerden ulaşamazsınız.

 

Bütün başarı sabahları, ızdıraplı gecelerin seherlerini izleyerek meydana çıkar.

 

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Başarılı olmak isteyen insan, başarı yolunu bir maraton ya da engelli koşu olarak görür. Bitiş çizgisine ulaşmak için ise, bir atlet gibi enerji stratejisi uygular. Böylece yarı yolda kalmayacağını garanti altına alır.

Günümüzde maalesef her şeyin kısa yolu öğretiliyor ve teşvik ediliyor. Buda, kişinin güçlenmesini, bilgilenmesini, öğrenmesini, tecrübe sahibi olmasını, engelleyerek tembelleşmesine, şımarmasına sebep oluyor. Başarı maddiyata endekslenerek kısa yoldan zengin olma, meşhur olma yolları açılıyor. TV’lerde bu konuda onlarca program var.

 

Ter dökmenin mutlaka ödülü vardır ve sizi varış noktasında bekliyordur. Emeğiniz, döktüğünüz ter, varış noktasına ilerlerken dahi size bir çok motivasyon ve destek de verecektir. Atletler yarışa ilk başladıkları andan itibaren alkış ve tezahürat alırlar. Bu bir nevi varıştaki ödüle ulaşmak için erken ödüldür. Siz de bu alkış ve tezahüratları başarıya doğru ter dökerken mutlaka alırsınız.

 

“Emek, alın teri ve başarı el ele yürür.” Niyazi Fırat ERES

 

Sportif müsabakalarda başarı kazanmak isteyen sporcular iki yol seçerler:

Birincisi; antrenman teknik ve taktiğini zihinsel güçle birleştirerek kazanmak. İkincisi, doping yoluyla kazanmak.

 

Birinci tercih, olması gereken ve teşvik edilen bir yoldur. İkincisi ise, kolay kazanma yolu ve teşvik edilmeyen bir yoldur.

 

Kolay yolların kalıcı başarılar sağlamayacağından bahsetmiştik. Doping yoluyla kazanmak da kalıcı olmamakta ve sporcu kazanmanın hemen akabinde diğer müsabakalarda hızlı bir düşüş yaşamaktadır.

 

Ter dökülerek elde edilen başarı, kişinin kendine güvenini destekler ve artırır.

 

Hayattaki başarılar, sıradan, rast gele ve öylesine ortaya çıkmazlar. Başarıların altında gerçek bir emek, gerçek bir alın teri yatar. Yoksa öbür türlü başarı, ancak bir sabun köpüğü gibi olacaktır.

 

Sabun köpüğü başarılardan uzak durun ve gerçek başarılar için ter dökün. Zira başarı, bedel ister ve bedelini ödemeye hazır değilseniz barıya asla ulamazsınız.

 

Niyazi Fırat Eres

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Kadere Verilen Sipariş: Düşünceler ve Niyetler başlıklı makalemizde kader, kader değiştirilir mi ve kader nasıl belirlenir hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir