İnançları Oluşturan Sebepler Nelerdir?

Written By: Beyin Gücü - May• 06•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

inanclar

 

İnançlar nereden kaynaklanmaktadır? Neden bazıları başarıya ulaşacaklarına dair inançlara sahipken bazıları başarısız olacaklarına dair inançlar beslemektedirler?

İnsanlarda inançları oluşturan faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

 

A) Çevre ve Ortam

 

Atalarımız çevrenin insan üzerine etkilerini söyle anlatmaktadır: ”Üzüm üzüme baka baka kararır. “Armut dalından uzağa düşmez.”

İnsan doğuştan her şeyi yapabilecek yeteneğe sahip olsa da bu yeteneklerini ileriki yaşlarda kullanmaya başlar. Bu dönemde çevresinde gördüğü, duyduğu veya hissettiği şeyler inançların temelini oluşturmaya ve kişinin davranışlarını etkilemeye başlar. Örneğin; bir işi yapabileceğimize dair cesaret verilen bir ortamda büyümüşsek eylem kabiliyetimiz artacak, aksi bir ortamda bulunmuşsak içine kapanık, insanlarla ilişkiye girmekten korkan ve bir işe başlayamayan biri durumuna geleceğiz. Yani çocukluğumuzda hepimizin taklit ettiği şeyler, kendimize artan inaçlarımızın temellerini atmaktadır.

Herkes aşağı yukarı geçmişte örnek aldığı insanların izlerini taşımaktadır. Belki anne ve babamız, belki arkadaşlarımız ve belki de öğretmenlerimiz bizim kendimize yönelik inançlarımızı yönlendirmiş olabilir.

Fakirlik ve çaresizlik içinde büyümüşseniz büyüdüğünüzde ancak bu çevreye dair modelleme yapabilir, zengin bir ortamda büyümüş-seniz zenginliği kolayca modelleyebilirsiniz.

Ancak şunu belirtmekte fayda var ki çevrenin etkisi kesin ve tek belirleyici unsur değildir. İnsan sahip olduğu davranışlarını değiştirebilir ve geliştirebilir.

 

B) Öğrenilen Bilgiler

 

İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerden birisi öğrenme kabiliyetinin yüksekliğidir. Bir ömür boyu öğrenen insan bu şekilde deneyim kazanmaktadır. Ayrıca tüm hayatı boyunca çevresinin sınırlayıcı zincirlerini kırmaya muktedir olacaktır.

Daha çocukken öğrenilen bilgiler insanın düşüncelerini ve inançlarını geliştirmekte, eylem gücünü artırmakta ya da azaltmaktadır. Öğrenilen doğru bilgiler ve oluşturulan olumlu inançlar insanların başarılı olmasında ve sorunları çözmesinde etkili olduğu gibi, yanlış bilgiler ve bunun sonucu oluşan yanlış inançlar insanı sınırlandıran bir etkiye sahiptir. Bu yüzden bazen bilmemek faydalı olabilir.

Matematik dersinde uyuyup kalan bir öğrenci hikâyesi vardır. Tüm ders boyu uyuyan öğrenci, zil çalınca uyandı ve tahtada gördüğü iki problemi defterine geçirdi. O bunların gece yapılması gereken ev ödevi olduğunu sandı. Eve gitti ve bütün gün problemleri çözmeye çalıştı. Problemleri çözemedi; fakat bütün hafta boyunca çalışmasını sürdürdü. Sonunda problemlerden birini çözdü ve sınıfa getirdi. Öğretmen şaşırıp kaldı. Çünkü öğretmen bu problemin çözülemeyeceğini kabul ederek tahtaya yazmıştı. Öğrenci bu durumu bilseydi, muhtemelen problemi çözemezdi. Kendisine çözümün mümkün olmadığı söylenmediği için çözebileceğine inandı ve sonunda çözümün bir yolunu bulmuş oldu.

Ayrıca bu durumu bir yaban arısı örneğinde de görmek mümkündür.

Bir yaban arısı kanatlarının çapı ve ağırlığı itibariyle aerodinamik kanunlarına göre asla uçamaz. Tüm fizikçiler bu konuda aynı şeyi söylemektedirler. Ama yaban arısı uçmaktadır. Yaban arısı neden uçuyor dersiniz? Elbette kendini sınırlayan bu bilgiyi bilmediğinden ve olumsuz bir inanca sahip olmadığından uçmaktadır. Gerçekten yaban arısı bu bilgiyi bilseydi asla uçamazdı. Çünkü her şeyi önce uzmanlar değerlendirmektedir. Onların olmaz dediğine inanılırsa asla olmayacaktır.

Ama bazen bunun aksi de olabilmektedir. Uzmanların söylediklerinin aksine, inançlarını geliştirenler, uzmanların olmaz dedikleri işleri başarmakta ve bu konuda çığır açmaktadırlar.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Bu konuda ünlü atlet Rager Bannister’in durumu bu bilgiyi doğrulayıcı niteliktedir.

Atletizm otoriteleri 1 milin 4 dakikanın altında asla koşulamayacağını düşünüyorlardı. Ve pek çok doktor da insan fizyolojisinin bu duruma müsait olmadığını söylüyordu. Atletler de buna inandıklarından 1 mili 4 dakikanın altında koşmayı düşünmüyorlardı. Ancak bir atlet bu inanışı yıkarak 1 mili 4 dakikanın altında koşmayı başardı. İşin ilginç yanı daha sonra bir sürü atlet aynı mesafeyi daha kısa bir zamanda koşmayı başarmıştır.

 

Unutmayın, inançlarımızı bir kere kabul ettiğimiz zaman,

bunlar sinir sistemimize tartışılmaz emirler biçiminde

iletilir; bugünkü ve gelecekteki olanaklarımızı

genişletme ya da yok etme gücüne sahiptir.

 

C) Geçmişteki Başarılar veya Başarısızlıklar

 

İnançlarımız geçmişte yapmış olduğumuz ve elde ettiğimiz sonuçlardan, performansımızdan etkilenir. Başardığımız bir şey varsa artık bu alanda iyi şeyler yapabilirim inancı gelişir. Başarısızlığa uğramış ya da istediğimiz sonuçları elde edememişsek artık bu yönde bir inanç ortaya çıkar. Her eylem öncesi, yine yapamam düşüncesi insanı derinden etkiler.

Örneğin futbol maçında rakibinin darbesiyle ayağı kırılan veya kafası yarılan bir futbolcu artık ikili mücadelelere girerken, topa kafa uzatırken korkmaktan kendini alıkoyamaz.

Kendi hayatımdan bir örnek verecek olursam; ilk defa kişisel gelişim ve motivasyon seminerlerine başladığımda içimde birtakım endişeler de söz konusu idi. Korku ve başarısızlık inancı yoktu ama ne de olsa böyle bir programı ilk defa yapıyordum. Bütün olumsuz düşünce ve inançları bir tarafa bırakarak çıktım ve programı yaptım. Daha sonra aldığım tebrik ve takdirler beni bu yönde daha fazla gayret sarfetmeye yöneltti. Yani geçmişte yaptığım ve başarılı olduğum bir programın meyvelerini topluyorum şimdi.

Dolayısıyla bir inancı yaratmanın en keskin yolu bir şeyi sadece bir defa yapabilmektir. Bir kere başarmışsanız, tekrar başarma inancına sahip olmanız kolaylaşacaktır.

Kitap yazmaya başladığım ilk günlerde bana en zor gelen şey bu işe başlamaktı. Ancak başlangıcı yaparak ilk bölümünü yazdıktan sonra artık kitabı daha rahat yazabileceğime dair inancım tam olarak ortaya çıktı. Böylece kitabı istediğim gibi yazabileceğime dair inancı oluşturmuş oldum.

Evet bir defa yapabilmek gelecekte de yapabileceğinin göstergesidir. Yapabileceğine inanmak ise kendi kendini gerçekleştiren bir kehanettir. Öğrencilerim bazı sınavlarda başarısız olduklarında onlara, daha önce başarılı oldukları bir sınavı hatırlamalarını bundan sonraki sınavlarda da daha başarılı olabileceklerini söylerim.

 

Bir inancı oluşturmanın en önemli yolu bir şeyi bir defa yapmaktır. Bir kere başarırsanız tekrar başarma inancına sahip olursunuz.

 

NLP ile Başarı/Yücel Gökmen

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Yapabilirler Çünkü Yapacaklarına İnanıyorlar başlıklı makalemizde başarıda inanmanın önemi, inancın başarıda önemi ve nlp ile başarı hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir