II. Abdülhamid, Saltanatı Süresince Hatalı Bir Politika mı İzledi?

Written By: Beyin Gücü - Tem• 15•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

abdülhamid

 

Sultan II. Abdülhamid, gayet güçlü ön sezisi ve parlak zekâsıyla şehzâdelik yıllarından itibaren kendisini Padişahlığa hazırlamış, elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirmiştir.

Kendine has siyasi bir plan hazırlamış olan II. Abdülhamid, padişahlığı süresince, çizdiği bu yoldan hiçbir şekilde ayrılmamıştır.

Batılı devletlere karşı denge politikası izleyen II. Abdülhamid, Avrupa devletlerini yekdiğerine karşı kullanmıştır. Doğuya karşı da ayrı bir politika uygulamıştır. İslâmcı bir politika uygulayan Sultan II. Abdülhamid, halifelik sıfatını azami derecede değerlendirmeye çalışmıştır. Papalığın misyoner faaliyetlerine karşı, Hindistan, Çin ve Japonya’ya Kur’ân-ı Kerim’ler göndererek İslâmiyet’in tüm cihana yayılabilmesi için çalışmalar yapmıştır.

II. Abdülhamid tahtından edildikten sonra ise görüş ve kararlarının ne derece isabetli olduğunu gören muhalifleri, hatalarını telafi etmeye çalışmışlar, O’nun icraatlarını onaylama yoluna gitmişlerdir. Bu acıklı durumu en güzel şekilde dile getirenlerden biri olan Rıza Tevfik Bölükbaşı öyle der:

“Divâne sen değil, meğer bizmişiz!

Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz!

Sade deli değil, edepsizmişiz;

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Tükürdük atalar kıblegâhına!..” (Levon Panos Dabağyan, Osmanlı’da Şer Hareketleri ve Abdülhamid Han, 3. Baskı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul 2005. s. 176)

Sultan Abdülhamid Han, Balkan Savaşı dolayısıyla İstanbul’a getirilmiş, Beylerbeyi Sarayı’nda yerleştirilmişti. O’nun politikasını ve dehasını anlayan İttihatçılar, O’nu düzenli olarak ziyaret edip, görüşlerine başvurmuşlardır.

Bir gün, Talat Paşa ve bir kaç nazır kendisini ziyarete gelirler. Abdülhamid Han ikindi namazını kılmaktadır. Gelenler kendisini beklemeye başlarlar, arkası dönük olan eski padişahın bundan haberi yoktur. II. Abdülhamid, ellerini açarak şöyle duâ eder:

– “Allah’ım, ben bana yapılanları unuttum, ama sen de bunları yapanları affet, onları, devlete zarar ettirip terbiye verme!”

Sultan II. Abdülhamid’in bu büyüklüğüne yakışır tavrını gören Talat Paşa, gözyaşlarını saklamaya çalışarak oradan çıkar, üzgün olan nazırlar da “Sonra gelelim” diyerek oradan ayrılırlar.

Tek arzusu devletinin bekası olan II. Abdülhamid, 20. yüzyılın başlarında herkesin yıkılmasını beklediği Osmanlı Devleti’ni, içeriden ve dışarıdan sarmış olan düşmanlara karşı trajik bir asaletle korumaya çalışmıştır.

 

Mehmet  Bicik

www.gencogrenci.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Yalnız İnsan Çok Büyüktür başlıklı makalemizde yalnızlığa dair sözler, yalnızlık sözleri ve yalnızlıkla ilgili sözler hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir