İdeal Erkek Nasıl Olur?

Written By: Beyin Gücü - May• 04•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

ideal erkek1

 

Onunla olmak için erkek arkadaşlarınızla yapmış olduğunuz bir programı iptal edin.

( Cim Bom’un maçı olsa bile!..)

“ Nitelikli bir birliktelik , ona bütün dikkatinizi vermektir!..”

 

Günlük hayatta salt “birlikte” olmak için yürüyüşe çıkabilirsiniz. Dingin bir yürüyüş ,önemli konulara ,sakin bir ruh haliyle eğilmenizi sağlar.

 

Arada televizyonu kapatın. Hatta ışıkları da! Loş bir aydınlık size huzur dolu bir ortam sağlayacaktır. Ve konuşurken göz temasınız ona verdiğiniz değeri anlatacaktır.

 

“ Gözler kalbin aynasıdır, yalan nedir bilmez onlar …”

 

 

Kendi fikirlerinizi kabul ettirmek yerine, onun fikirlerine de saygı duyduğunuzu belirtin. Fikir çatışmasına meydan vermeyin.

 

 

Salt konuşmak yerine iletişim kurmayı öğrenin.Kaçmayın!. Vazgeçmeyin!. İletişim kurmak için çabalayın.

Unutmayın; o sizin anneniz, babanız, veya küçük kardeşiniz değil!..Biraz bükülün , kırılmazsınız!…

Durumunuzu ve hissettiklerinizi ona anlatmaktan çekinmeyin. Ilımlı bir iletişim ile hoşlanmadığınız durumları ve problemlerinizi anlayacaktır.

 

Her konuya yorum getirip fikrinizi söylemeyin. Bekleyin önce o fikrini söylesin.

Veee her sözünüzü doğru kabul etmesini beklemeyin… Siz de yanılabilirsiniz…

 

 

En azından rengi beyaz ve koltuk altı sökük olmasın!

Bu tarz giyim ve rahatlık kendisini değersiz hissetmesini sağlayacaktır.

 

Oysa sizin  “ideal erkek” olarak her zaman şık ve bakımlı olduğunuzu düşünmüştü?.. Rahatlık ve gevşeme isteğinize uygun bir şekilde anlatırsanız ses çıkarmayacaktır. Hatta size birazcık hak bile verebilir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Ama lütfen !..

Atlet renkli ve ütülü olsun , koltuğunun altı da sağlam!…

 

 

En temiz ve şık gömleğinizi giymiş olabilirsiniz. Pantolonunuz da buna uygundur belki. Ve saçlarınız da itina ile taranmıştır. Ama unutmayın ki o ayakkabınıza da dikkat edecektir.

Ayakkabılarınızın tertemiz ve cilalı olmasına özen gösterin.

Ve… Çoraplar!

Aman siyah ayakkabı ile beyaz çorap giymeyin!..

 

 

Ona hayır dememek için tutmak istemediğiniz veya tutamayacağınız sözler vermeyin. Neye söz verdiğinizi çok iyi düşünün. Verdiğiniz sözleri mutlaka tutun.Tutamayacaksanız gerekçesi ile birlikte ona mantıklı bir açıklama yapın.Verdiğiniz küçük sözleri tutamadığınızda mazeretlere sığınmak veya savsaklamak yerine özür dileyin.

 

“Bütünlükten azıcık sapma diye bir şey yoktur ” demiş  Tom  Peters.

 

 

Her söylediğin doğru olmalı, fakat her doğruyu söylemek doğru değildir.

 

Onu mutlu etmek adına ara – sıra ufacıcık ve de bembeyaz yalanlar söyleyin.Yani tüm saatlerinin çok yoğun olduğu ve günde  sadece birkaç saat uykuya zaman ayırabildiği bir haftanın sonunda yorgunluktan çökmüş yüzünü ve uykusuzluktan morarmış göz altlarını hiç fark etmemiş gibi yapıp onu çok güzel ve dinç olduğuna inandırabiliyorsanız lütfen bu beyazlıktan vazgeçmeyin!…

 

 

Düşüncesiz davranışlar ya da kırıcı sözler ilişkiyi zedeleyebilir. Asla yargılayıcı veya suçlayıcı olmayın ama mutlaka gerekliyse önce kendinizi sonra onu yargılayın. Soru sorun ama sorguya çekmeyin. O kızgınken siz sakin olun. Bir sorunla karşılaştığınızda, o ateşse siz su olun, kimin suçlu olduğunu bulmaya çalışmak yerine sadece çözüme yoğunlaşın ve çözümü konuşun. Unutmayın, hiç kimse ne kadar yumuşak ve sevgi dolu davranılırsa davranılsın, suçlanmaktan hoşlanmaz ve eleştirilmekten endişe duyar.

Konuşma tarzınızı değiştirin. Mesela “yemek berbat! Yeterince özen göstermiyorsun” değil” “yemeği yaparken herhalde aklında önemli sorunlar vardı, baharatları kullanırken cömert olduğun için lezzetini saklamışsın” gibi…

 

Asla sinirine basmayın! Tartıştığınız konularda yapıcı olun  , ısrarcı değil!..

Uzayabilecek tartışmalarda mekandan uzaklaşın. Kızgınlık ve öfkenizi kendinize saklayın. Onu aşağılamayın.

Aç, hasta, yorgun, kızgın, yemek masasında ve en önemlisi başkalarının yanında tartışma yaratabilecek konulara girmeyin.

 

Gonca Güvenir

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Verilene Değil Verilişine Önem Vermek başlıklı makalemizde asalet sahibi olmak, başarıya ulaşmak için özgün olmak ve dostluk hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir