Hakkınızı Arayın

Written By: Beyin Gücü - May• 15•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Close-up of magnifying glass focusing on two people

 

Hak sözcüğünün çeşitli anlamları var. Hepsinden önce, Yüce Rabbimizin adlarından biri olarak bu deyişi sık sık tekrarlıyoruz. Bunun dışındaki anlamı ise; “adalete ve doğruluğa saygıyı temel alan ahlâk ilkesi, adalet” olarak algılanıyor ki biz, girişimcilik açısından bu konu üzerinde durmak istiyoruz.

Hak sözcüğü, genellikle deyimler halinde yaygın olarak kullanılıyor: Hak etmek, hak vermek, hak yemek, hak yerini bulmak, hakkı geçmek, hakkı olmak, hakkı ödenmez, hakkını vermek, hakkını aramak gibi. Bütün bunların yanında bir de, “kul hakkı” deyimi var ki bize göre hepsinin önüne çıkıyor. Asırlar öncesinden kutsal dinimiz İslam’ın ana kuralları arasında yer alan bu ilke, artık insan hakları konusundaki en önemli slogan hâline gelmiş bulunuyor.

Bize göre, hakkını aramak başlı başına bir sanattır. Kızmadan, kızdırmadan, hatta onurlandırarak hakkınızı aradığınız zaman, istediğinizi elde etmeniz çok daha kolaylaşır. Haksızlığa uğradığınız her konuda, çok eski bir televizyon dizisinde, Merhum Sadri Alışık’ın sıkça tekrarladığı “usuletle ve suhuletle” mantığı uyarınca hareket etmek, bize göre işin en akılcı yoludur. Ama bazen, dilinizle kuş tutsanız bile, olumlu sonuca ulaşamadığınız durumlar elbette olacaktır. O zaman da ya adalete başvurursunuz ya da bir bardak soğuk su içip rahatlarsınız.

İşte size, bu mantıkla yazılmış ve istenilen sonuca ulaşmayı sağlamış bir iş mektubu örneği:

 

İstanbul, 07.05.2001

Sayın S. T.

 

Emas olarak 27 yıldan beri Sayın firmanıza çok sayıda parçalar üreterek hizmet vermekteyiz. Bu süre zarfında, ülkemizin ve firmalarımızın iyi ve kötü dönemleri oldu. Karşılıklı iyi niyet ve dayanışma anlayışıyla zorlukları aşarak bu günlere ulaştık. Gün geldi, sizlere ürün yetiştirebilmek için bizzat kendimiz, sabahlara kadar çalıştık. Gün geldi, fiyatlarımızı düşük tutarak ana sanayimize destek verdik. Ara sıra bile olsa, bazen de ödemelerin gecikmesini kabullendik. Bunun sonucu olarak durmadan geliştik. Küçük bir atölye seviyesindeyken başlayan birlikteliğimiz, sayın firmanızın da önemli katkılarıyla, bize bugünkü imkânları kazanma fırsatı verdi. Bu nedenle, bize ve bizim durumumuzdaki yan sanayi kuruluşlarına sağladığınız katkılarınızdan dolayı en içten şükranlarımızı iletmeyi bir borç biliyoruz.

Bugün Emas olarak 10.000 m² nin üzerinde kapalı alanımız, geniş makine parkımız ve deneyimli yönetim kadromuz ve 150 civarındaki çalışanımızla ülkemiz ekonomisine kendi çapımızda katkıda bulunabilmenin kıvancını yaşıyoruz. Şu anda Dasa Zert’ten aldığımız ISO 9001 kalite belgemiz ve bir çok ürünümüze aldığımız yerli ve yabancı standartlar ve CE ürün işaretlerimizle tüm dünya ülkelerine mamûl satabilme aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Birkaç gün önce Hannover Fuarındaki standımızda özellikle elektroteknik konulu mamûllerimizi dünya ülkelerine tanıtma fırsatı bulduk. Çok olumlu tepkiler aldık. En kısa zamanda gerçek anlamda dışa açılabileceğimizi ve Emas’ı bir dünya markası yapabileceğimizi daha rahat düşünebiliyoruz.

Aynı heyecanla sayın firmanıza da daha iyi hizmetler verme arzusundayız. Ancak özellikle son zamanlarda bu birliktelikten zarar görmeye başladığımızı üzülerek belirtmek zorundayız. Eskiden elimizde, sizin de daha önceden bütün detaylarıyla inceleyip onayladığınız bir analizimiz olurdu. O analizlere göre kolayca anlaşır ve çalışmalarımızı gönül rahatlığıyla sürdürürdük. Bizler Emas gönüllüleri olarak, tek tedarikçi firma olmanın sorumluluğu ve bilinciyle, önce kalite olmak üzere, fiyatlarımıza ve teslimatımıza âzami ölçüde dikkat etme eğilimimizi hep sürdürdük. Ama üzülerek belirtelim ki şu anda sayın firmanızdan dışlandığımız duygusuna kapılıyoruz. Malum olduğu üzere 2000 yılında TUFE %40 TEFE %32 civarında artışla gerçekleşti. Bizim maliyetlerimiz de bu iki değer arasında %36-37 seviyesinde yükseldi. Buna rağmen bize yıllık %17,5 oranında zammı uygun gördünüz. Üstelik bir de, bir türlü anlayamadığımız bir mantıkla 1999’un son üç aylık dönemi ile 2001’in ilk üç aylık dönemini oranlayarak bize %27,5 zam yaptığınızı ifade ediyorsunuz. Bizim anlayışımıza göre 2000 yılının ilk üç aylık dönemi ile 2001 yılının ilk üç aylık dönemi mukayese edilmelidir. Zira 31 Aralık 1999 ile 1 Ocak 2000 arasında sadece bir gün vardır ama arada ciddi boyutlarda zıplamalar söz konusudur. Özellikle ücretler TÜFE’ye göre ve hatta onun biraz üzerinde olmak üzere 1 Ocak’ta ayarlanır. Ve sadece ücretler (hemen hemen bütün işlemlerin tamamını içeride yaptığımızdan) bizim maliyetlerimizin %50’sini oluşturmaktadır. Aynı şekilde birtakım giderler ve yan sanayi fiyatları da 1 Ocak’ta hızlı artar. Eski yıllara bir göz atılacak olursa, bizim fiyatlarımızın da o dönemlerde önemli ölçüde, bizzat tarafınızdan arttırıldığı görülebilir.

Bu arada anlamakta zorluk çektiğimiz önemli bir hususu da dile getirmeden edemeyeceğiz. Telefon görüşmelerimizde, ilgili arkadaşınız; biz bütün firmalara aynı önerilerde bulunuyoruz kabul ediyorlar, diyor. Hatta bazıları daha da aza razı oluyorlarmış. Buradan çıkardığımız sonuca göre, sözü edilen firmaların büyük çoğunluğu yalnızca firmanıza ya da traktör sektörüne çalışıyor olmalılar.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Eminiz ki şu anda çaresizlikten kabul ediyorlardır. Ama sonucun ne olacağı konusunda maalesef iyimser olamıyoruz. Ayrıca hükümetimizin enflasyonla mücadeledeki katı tutumu gibi bir anda çöküşler yaşanmasın diye dua ediyoruz. Bu arada azıcık espri de olur düşüncesiyle 9 Nisan 2001’de Sabah Gazetesinde Ekonomik Program adı altında yayınlanan klâsik Nasreddin Hoca hikayesine uyarlayarak yazdığımız şiirimizi de ekte gönderiyoruz. Umarız bizi yanlış anlamazsınız. Bu öykü her konuda değerlendirilebilir. Ana tema, karşı tarafı da yaşatmak gerçeğidir. Üzerine çok gitmeme gereğidir.

Sonuç olarak şu karara vardık: Bundan sonra fiyatlarımızı satıştan aylar sonra değil, her dönemin başında biz belirleyeceğiz. Bu konuda kesin teminat verebileceğimiz hususlar ise sizleri katiyen malzemesiz bırakmayacağımız ve fiyatlarda size alternatif aratmayacak seviyelerde kalacağımız şeklinde özetlenebilir. Sizler de takdir edersiniz ki Emas bir KİT değildir. Görev zararına ancak çok özel durumlarda ve bir süre için katlanabilir. Ama yıllık artışın yorumunda bile anlaşamadığımıza göre, başka bir çözüm bulamadığımız için bu yolu seçmek zorunda kaldığımızı bilmenizi isteriz. Bu arada bir açıklama yapmayı da yararlı gördük. Sayın firmanıza 14.03.2001’de takriben 5 milyar tutarında bir fatura kestik. Krize rağmen tam 45 günde ödediniz. Teşekkür ederiz. Buna rağmen bu 45 günde %20’nin üzerinde enflasyon yaşandı. Sizin verdiğiniz %17,5’luk zam, bırakın bir yıllık artışları, fatura tarihinden sonraki 45 günü bile karşılayamadı. 2001 yılı başından beri size sattığımız hiçbir malı yerine koyma olanağımız kalmadı.

Tekrar vurgulamak gerekirse fiyatlarımızı belirlerken, sizlere yeni bir alternatif arama ihtiyacı duyurmamaya özen gösterdik. Bundan sonra da göstereceğiz. Yine de bir alternatif firmayı devreye sokmak isterseniz o zaman bizi tam olarak devreden çıkarmanız, 1975’ten beri hiç artmayan miktarlar nedeniyle ve sadece verimlilik açısından, daha uygun olacaktır kanısındayız. Sizlerden bu konuda tek istirhamımız bizi önceden haberdar etmenizdir. Ona göre program yapabilmemiz için ve 27 yıllık birlikteliğimiz adına böyle bir istekte bulunuyoruz.

Son olarak bir hususu da belirtmeden geçemeyeceğiz. Bu mektubumuz muhataba saygı açısından sadece satın alma olarak şahsınıza hitaben yazılmıştır. İleride doğabilecek zorluklar açısından ve özellikle Emas olarak karşılaşabileceğimiz ithamlar açısından yazdıklarımızın başta sayın Genel Müdürünüz olmak üzere üst düzeye ulaştırılması yararlı olur düşüncesindeyiz. Nice 27 yıllar daha sayın firmanıza alternatifsiz hizmetler verebilme arzusu ve derin saygılarımızla.

Gazanfer SANLITOP

Mak. Y. Müh.

(İ.T.Ü. 1963)

Genel Müdür

 

Bizim yazımızdan sadece 4 gün sonra beklediğimiz yanıt geldi. Ayrıca, bunun için yönetim kurulunun toplandığı ve teşekkür edilmesi için karar alındığı, telefonla bildirilmişti. Gelen yazı çok kısaydı: “İlgi yazınız için teşekkür ederiz. İlgi yazınızda belirttiğiniz Nisan-Mayıs-Haziran dönemlerine ait fiyatlarınızı aynı şekliyle kabul ediyoruz.” sözleriyle başlıyordu.

Bir anlamda hakkımızı almıştık. Bir anlamda da, birtakım sözler vererek onlara angaje olmuştuk. 1975 yılından beri, o firma ile ilişkilerimiz karşılıklı saygı ve güven ortamı içinde devam ediyor.

 

Gazanfer Sanlıtop

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Referans İndeksi Eksikliği başlıklı makalemizde kendi dünyamızı modelleme, nlp ve referans indeksi eksikliği hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir