Güzel Söz

Written By: Beyin Gücü - Tem• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

anılarla iyilesme,

     Adam tanınmış bir ticaret erbabıydı.

     Sık sık şehirler ve ülkeler arasında yolculuk yapardı.

Kibar ve nezih bir adamdı.

Güzel ve etkili konuşurdu.

Ağzından bal damlardı.

Kelimeleri hedefini iyi vuran birer ok gibiydi.

Dinleyeni tesir altında bırakırdı.

Devesini yüklemiş, yaşadığı şehre dönüyordu.

Tek başına değildi. Başka tacirler de vardı.

Bir kervan içindeydiler.

Bir vahada, su başında dinlenirken, etraflarını atlarına binmiş, yaylarını germiş, oklarını yerleştirmiş bir grup hırsız çevirdi. Esir alınmışlardı açıkça. Her şeylerini kaybedeceklerdi. Canları da tehlikedeydi.

Tacir bir anda ayağa fırladı.

Etraflarını kuşatan hırsızlara döndü yüzünü.

Donup kalmışlardı.

Ne yapacaktı bu adam?

Neyine güveniyordu?

 

 

Cesaretle konuşmaya başladı:

-Herkes beni dinlesin. Görülüyor ki bu ülkede hırsızlar galip geliyor. İstedikleri kötülüğü yapıyorlar.

Şu halde padişahın askerleriyle kadınlar arasında ne fark vardır?

Tüccarı aramayan, onların işini ve çıkarını korumayan padişah, gerek şehre, gerekse askere zenginlik kapısını kapatmış demektir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Bir memlekette kötü kanun ve kötü işlerin olduğu işitilince, akıllılar o şehre artık nasıl giderler?

Padişahım! İyi isim sence makbulse, sana iyi ad lazımsa, tüccarlarla postacıları iyi tut!  Büyükler yolcuları ve gezginleri can ile beslerler. Çünkü iyi adı her tarafa bunlar götürür, bunlar tanıtır.

Hangi memlekette garipler incinirse, orası çok geçmeden harap olur.

Gariplerle görüş, gezginlerle dost ol. Çünkü bunlar iyi ismi yayarlar.

Memlekete gelen misafiri, yolcuyu ağırla. Fakat kötülüklerinden, fitne fesatlarından sakın.

Yabancılardan da sakınmak iyidir.

Dost kıyafetinde düşman olmaları mümkündür.

Çalışanlarının derecesini, rütbesini, maaşını artır. Çünkü kendi beslediğin insanlardan kötülük gelmez.

Bir memur eskidikçe, onun yıllarca yaptığı hizmetin hakkını unutma.

Bir memur ihtiyarlayıp da iş yapamaz hale gelirse, ona karşı cömert ol.

Artık işten kaldı, diye onu sefil perişan etme. Onun hizmet eli bağlandıysa, senin cömertlik elin de bağlanmadı ya!

 

Tacir bir süre daha konuştu.

Hırsızlar bile onu büyülenmiş gibi dinliyorlardı.

Yaptıkları işin yanlışlığını, kötülüğünü, kendilerine ve ülkelerine verdiği zararı anladılar. Memleketlerini dışarıda kötü tanıtmak istemediler. Haksızlık, kötülük ve adaletsizliğin olduğunun  kendileri sebebiyle duyulmasını arzu etmediler.

Tacirin konuşması amacına ulaşmıştı.

Herkes yoluna devam etti.

Hırsızlar da bir daha böyle bir şey yapmayacaklarına dair sözleştiler.

Bundansonra tacirler gibi çalışacak, helal yoldan kazanacaklardı.

 

 

Bostan ve Gülistan’dan

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Adalet Anlayışı başlıklı makalemizde Adalet Anlayışı, adalet öyküleri ve adaletle ilgili öyküler hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir