Geçmişi ve Geleceği “Şimdi” Belirler

Written By: Beyin Gücü - May• 08•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

saat-gecmis

 

  • İşlerinde mutlu olmayan insanlar
  • İşi karın tokluğuna yapan insanlar
  • Tesadüfen o işte bulunan kişiler
  • Ailenin açık veya gizli zoruyla iş yapanlar
  • Ders çalışmak istemeyen öğrenciler

 

Kısaca yaptığı işten zevk almayan herkes, çalışırken sık sık saatine bakar. O insanlar için zaman bir türlü bitmek bilmez. Oysa bu insanlar, yaptıkları işe odaklanarak geçirseler, bir saat sonra evde yaşayacakları, barda yaşayacakları ya da dışarıda yaşayacakları zevki  o anda alacaklardır.

Anı yaşayan insan özgür ve rahat hisseder, mutlu ve huzurlu olur, anı yaşamak başarı ve güç getirir, anı yaşamak çözüm üretir.

Yaptığınız iş, bulunduğunuz mevki, içinde bulunduğunuz durum, şartlarınız iyi ya da kötü, ne olursa olsun; şimdiyi yaşamanın tadına vardığınız zaman, hayatın ne kadar güzel, ne kadar olağanüstü olduğunu hissetmeye başlarsınız.

Kısacası; geçmişi de, geleceği de şimdiki an belirlemektedir. Şimdiyi yaşamayı başaran, kontrol edebilen kişi her ikisini de kontrol ediyor demektir.

 

Bir zamanlar, tahta oymacılığıyla uğraşan, hayatın sadece yüzeyinde kalmayıp, hakikatlerini de hissetmeyi beceren yaşlı bir usta yaşardı. Bu ustanın, her şeyden şikayet eden bir çırağı vardı. Çırak başına gelen en küçük sıkıntıdan bile şikayet ediyordu. Hayat onun için sanki sırf kötülüklerden, sıkıntılardan ve mutsuzluklardan ibaretti.

            Ustası bir gün çırağı tuz almaya gönderdi. Adeti olduğu üzere, çırak söylene söylene denilen şeyi yaptı. Döndüğünde ‘Şimdi tuzun ne gereği vardı?’ gibisinden bir edayla tuzu ustasının önüne koydu.

            Usta ona, şimdi bir avuç tuzu bir bardak suya döküp karıştırmasını söyledi. Çırak yine suratı asık bir şekilde söyleneni yaptı. Usta ‘Şimdi de o suyu iç’ diye emretti. Çırak, önce kaşlarını çattı. Bir bardak tuzlu suyu içmesini nasıl isterdi ki ustası? Ama ona olan saygısından, zorlanarak da olsa bardaktan bir yudum aldı, almasıyla da tükürmesi bir oldu.

            ‘Tadı nasıldı?’ diye sordu usta.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

            ‘Acı!’ diye kızgınlıkla cevap verdi çırak.

            Usta anlamlı anlamlı gülümseyerek çırağı bu defa köyün kenarındaki tatlı su gölünün kıyısına götürdü. Çırağına aynı şeyi burada yapmasını, bir avuç suyu göle atmasını ve gölden su içmesini söyledi.

            Çırak söyleneni yaptı, tuzu göle atıp, gölün tatlı suyundan kana kana içti. O ağzının kenarlarından akan suyu eliyle silerken ustası sordu:

            ‘Tadı nasıldı?’

            ‘Bal gibi tatlı!’ diye karşılık verdi çırak.

            ‘Tuzun tadını alabildin mi?’

            ‘Hayır’

            Bunun üzerine, bilge usta, suyun yanında diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve ona ömrü boyunca unutamayacağı şu dersi verdi:

            ‘Evladım! Hayatımızdaki sıkıntılar tuz gibidir, ne azdır ne de çok. Sıkıntıların miktarı hep aynıdır. Ancak, bu sıkıntıların kişiye ne kadar ıstırap vereceği onun neyin içine konulacağına bağlıdır. Bir sıkıntının, ıstırabın olduğunda yapman gereken şey duygularını genişletmektir. Bardak olmayı bırakıp, göl olmaya çalışmaktır.’

 

Müge Kasaroğlu

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Artık Tanıtımlar Daha Kolay başlıklı makalemizde girişimci, girişimci nasıl olur ve girişimcilik hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir