Değişime Nereden Başlamalı?

Written By: Beyin Gücü - Haz• 16•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

degisim ve gelisim

 

Önce akıl. Ve size akıl veren akıl hocalarınızı değiştirmekle işe başlayabilirsiniz. Eşiniz sizi aldatıyorsa ve her seferinde Sevgili Güzin Abla diye başlayan yakınmalarla derdinize çare arıyorsanız, Güzin Ablalarınızı değiştirmekle işe başlayabilirsiniz. Dedikodu ve televole magazinleri ve zabahlaraçe süren değişime kapalı (olduğun yerde kalakalmaya ve oturmaya) açık oturumlarda aramayı bırakabilirsiniz geleceğinizi. Onların sizin geleceğinize katacağı bir şeyleri olsa, ilk önce kendi geleceklerine katarlardı, değil mi efendim? Sinir oluyorsanız, neden izliyorsunuz o halde?  Sinir olmak yerine insan olmayı denemek daha farklı bir çözüm getirebilir hayatınıza. Ve aklına güvenmediklerinizi değiştirmeniz, aklı kıt kişilerce engellenebilir. “Ya bir de alt kattaki komşunun kızına sorsaydık…” gibi sözlerle geçiştirilecek kadar basit değil bu muhteşem hayat. Kıymayın. Uzmanını bulun. Anlayanını. Ve hep uzmanlara sora sora bu günlere geldi iseniz, biraz da uzmanları değiştirin. Farklılaştırın.

 

Elbisenizi değiştirin sonra

İskoç eteği giyin demiyorum. Ya da Arap entarisi. Ama bir şeyleri değiştirin. Farklı kıyafetler giyin. Kıyafetlerin üzerinde küçücük şirin oynamalar yapın. Kendi tarzınızı ortaya koyun. Size özel şeyler bulun. Kesin, yırtın, kopartın, dikin, yapıştırın ve yakıştırın. Aynanın karşısındaki kendinizden eminseniz mesele yok. Çünkü bu sizin değişim projeniz. Bazı küçük şirinlikler yapın arada. Mesela 2 kat gömlek giyin. Çift kravat takın. Ceketi belinize dolayın. Kazağı boynunuza bağlayın. Değiştirin işte bir şeyleri, değişimin şekli tamamen sizin şahsi zevkinize kalmış bir şey.

 

Renklerinizi değiştirin mesela

Çevrenizdeki her şeyin rengini değiştirin; arabanızın, evinizin, odanızın, arkadaşlarınızın renkleriyle oynayın yüz kızartmadan. Soluk benizli arkadaşlar edinin. Kızılderili aileler çağırın. Siyah ve sarı ırktan insanlarla konuşun. Ayakkabınızın renklerini değiştirin. Ama renk vermeden yapın bu değişimleri. Zira çevrenizdeki bukalemunlar değiştiğinizi size farkettirmeyebilirler. Unutmayın bu sizin değişiminiz.

 

Saçınızı değiştirin sonra

Kısa, uzun, dalgalı, bukle bukle veya kıvır kıvır yapın saçlarınızı. İpek bir fular alıp bağlayın. Ya da tamamen kazıtın. Benim yaptığım gibi ensenize saçlarınızdan ”NLP” gibi bir yazı yazdırın kuaförünüze. Enseye reklam alın mesela. Ve önünüze bakarak geçmesine izin vermeyin hayatın. Ara sıra ensenize da bakın.

 

Yürüyüşünüzü değiştirin

Koşun, zıplayın. Hoplayın. Lay lay loooom sesleriyle çınlatın sokakları. Hep büyük büyük adamlarla adımlamayın yolları. Minik, küçük adımları da deneyin. Hayat, tören kıtası denetlemelerinde geçirilecek kadar tekdüze olamaz. Tören kıtasına çocuklarınızı da alın arada. Onların o minik ve bir kelebek uçuşundaki tahmin edilemez duraksama ve atlamalarına uydurun adımlarınızı. Çocukça yürüyün. Bazen de bir yaşlı dede gibi. Baston alın bir tane ve deneyin. Göreceksiniz. Ödünç bir çift koltuk değneği bulun bir yerlerden ve bir gün işe, okula onunla yürüyün. Tekerlekli sandalyeye binin bir gün. Gideceğiniz yerlere onunla gidin. Otobüse bindiğinizdeki yürüyüşleriniz bile değişsin. Otobüs nereye gittiği önemli değil ama içerdeki yürüyüşünüz değişsin. Daha kibar, daha nazik ve daha sempatik yürüyün. Kabadayılık yürüyüşle olmuyor, bakın Saddam’ın askeri de bir zamanlar dehşetli yürüyüşlerle yeri delecek gibi yürüyorlardı. Gideceğiniz yere usulca ve derinden gidin. Ama saman altından su yürütenler, yanan altının erimesi ile şekilden şekle girebilirler, eriyip yok olabilirler.

 

Çalışma mekanınızı değiştirin ardından

Şirketinizi değiştirin. Kaç zamandır değişmez ve haddini bilmez şu patrondan çektiklerim nedir, diye düşünüyorsanız, yıllık bir plan yapın. Hayalinizdeki iş yerini belirleyin. Oranın sizden ne beklediğini öğrenin. Kendinizi yetiştirin ve hazır olunca değişin. Çalışma mekanınızı, masanızı, odanızı değiştirin. Takas yapın arkadaşlarınızla, küçük rüşvetler vererek şirketin en berbat odasında bir hafta kalmaya razı edin kendinizi. Konumunuzu değiştirin. Mekansal konumlardan rahatsızlık duyanlardansanız, en rahat konumu bulun kendi kendinize.

Ofiste bir gün yatarak çalışın ilk okul günlerindeki gibi. Yerlere uzanın. Çimlere mesela. Merak etmeyin, 40 türlü lekeyi tek bir formülde yok eden özel formüllerimiz var artık. Yıkayınca geçer. Ofiste bir gün Budist bir rahip edasıyla masaya çıkın. Masanın üstünde birkaç dakikalık meditasyon yapın. Ve gelen en kıymetli müşterinizle de paylaşın bu muhteşem anı. Birlikte bir fotoğraf çektirin. Küçük çılgınlıklar yapın. Mesela ofise bir salıncak kurun. Sallanın. Çalışması için hafifçe vurduğunuz bilgisayar kasalarını hatırlayın. Ya da dökülmesi için hafifçe silkelediğiniz tuzlukları. Ve içinizdeki erdemi ortaya çıkartın.

 

Okuduklarınızı da değiştirin

3 masal kitabı alın ve akrabalarınızdan birinin çocuğuna hediye edin, tabi siz de okuyarak. Dinlemesinden zevk alın o küçük çocuğun. Kutadgu Bilig’i okuyun. Mevlana’nın Mesnevi’sini de ihmal etmeyin. Ve hayatı okuyun. Esamenizin okunmadığı bir hayat yerine, okuyun ve okutun hayatı. Hayatın anlamını bulmak için içine kapanan gariplere dönmesin haliniz. Dışınızdaki hayatları da görün. Elinizdeki kitaplardan başka kitaplar da var hayatta, unutmayın. Ve 2 ayaklı, 6 ayaklı, tek bacaklı ve toprağa kök salmış heybetli çınarları da okuyun. Okuyun. Söylenenleri duydukça, değişimin daha da kolaylaştığını görmek rahatlatacak içinizi. Ve huzur bulacak yüreğiniz.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Bahar geldi ve yaza geçiyoruz. Haydi tabiat kıpır kıpırken biz de ayak uyduralım değişime. Her şey değişiyor çevremizde. Değişimin kendisi bile nasibini alıyor bu köklü değişimden. Artık eskilerin hantal değişimi değil şu şahit olduklarımız. Ani. Hızlı. Sürekli.

Yiyeceklerinizi değiştirin

Korkmayın bir şey olmaz. Değiştirin yediklerinizi. Hiç tadına bakmadığınız bamya pişirin evde. Hem de burnunuzu tıkamadan.  Oh çekerek, haarika, neffis olmuş diyerek, ellerime sağlık diyerek, afiyet olsun diyerek atın ağzınıza bamyaları, pırasaları. Sadece yemek malzemelerini kastedmiyorum. Yemek yapma şeklinizi, yemek yeme şeklinizi, beraber yemek yediklerinizi de değiştirin. Şarkı söyleyerek pişirin en sevdiğiniz yemeği. Sevildiğini bilsin. Siz de bilin sevildiğinizi. Dans edin mutfakta. Hala 2 ayağınızın üstünde durabiliyorsunuz. Şükredin. Kötürüm  hastalar gibi kıvrana kıvrana yürümek niye. Oynatın bedenlerinizi. Hashi denen çin çubukları “Chop sticks”lerden alın kendinize.  Yemeği bu 2 çucukla yemeği deneyin. Hem de davet ettiğiniz kelli felli dostlarınız ya da patronunuz ya da çoktandır görüşmediğiniz akrabalarınızla. Yemeğe çalışın. Yiyemeyin ve hep beraber rezil olun. Olsun. Noo’lucak? Beceri zaman gerektiriyor. Ve belki de yemekleri üstlerine döken çocukları biraz da iyi anlamış olursunuz bu vesile ile. Ve sofradan çatal kaşıkları kaldırın bir gün. Bir günü elle yeme günü ilan edin. Ona göre hazırlıklar yapın. Ve boyalı palyaço suratlarına dönene kadar elleriniz, yüzleriniz ve burunlarınızla yiyin yemekleri. Üst kattaki komşuyu davet edin.  Bodrum kata gömülü kapıcınızı davet edin yemeğe, bir gün. Ve bir gün apartmanın kapısına kurun sofranızı, delici bakışlara inat. Keyfine varın.

 

Uyku şeklinizi değiştirin

Uyuyun, uyayın. Uyuyun ve uyanın artık. Uyku dinlenmenizi sağlamıyorsa ya da yastığa giderken başınız, gözleriniz kapanıveriyorsa, uyku ile geçiriyorsanız dertlerinizi, biraz da uyanın. Ve öyle uyuyun. Kuzuları saymayı bırakın artık. Onlar çoktan büyüyüp koyun oldu ve geçen kurban bayramında kestik hepsini. Hayallerinizi sayın, uykuya dalarken. Kaç yığın hayaliniz var, gerçekleştirmek istediğiniz. 100 büyük idealinizi sayın, uyumayın. Ölmeden önce yapacağınız 1000 iş bulun. Ve onları sayın. İş adamlığı ise hayaliniz, bir gün grand tuvalet girin yatağa. O en önemli iş görüşmenizi yapacakmış gibi. Belli olmaz, uykudan bir yok çıkabilir hayallerinize ve hayalleriniz, siz onlarla daha çok ilgilendikçe gerçek olabilir. Yoga öğrenin ve kafanızın üstünde 30 dakika meditasyon yapmayı deneyin uyumadan önce. Yer yatağını serin ve yere inin. Oto hipnoz öğrenin ve kendi kendinizle konuşun, şu ana kadar hiç duymadığınız o muhteşem ses tonunuzla. Bilinçaltınızı bulun ve onunla barışın. Ve uyurken de uyanık olmayı ve uyanıkken de uyumayı başarın.

 

Mekanınızı değiştirin

Evde, iş yerinde mekansal değişiklikler yapın. Salonun ortasına çadır kurun içine girin ve kamp yapın. Odaları değiştirin. Yeter artık en büyük odayı misafire ayırıp, gelmeyen misafirlere sevindiğiniz, eşyalarınız eskimeyecek diye. Eskitin. Kullanın. En büyük odasını çocuklarınıza verin, evin. Salonu onlar kullanısın, ne olur? Patronun odasında çalışmak isteyin bir gün. İstemesini bilirseniz verecektir. Oturduğunuz semti değiştirin. “Hadi yaa” demeyin. Değiştirin. 40 yıllık dostluklar ancak buraya kadar getirebildi sizi. Memnunsanız, kalın kaldığınız yerde. Ama bir değişime ihtiyacım vardı zaten diyecekseniz, deyin korkmayın. Yaşadığınız ülkeyi bile değiştirebilirsiniz isterseniz. Yeter ki isteyin. Yaşadığınız mekanları değiştirmek sizin elinizde. Ve yaşamınızı. Değiştirin.

 

Yazı şeklinizi değiştirin

Vimala alfabesini isteyin benden. Yollarım söz. El yazınızı değiştirin, hayatınız değişsin. Değiştirin. Ciddiyim. Atmıyorum. “Change your hand writting change your life” konseptine uyun. Yazınızda gizli karakterinizi keşfedin ve oynayın onunla. Değişsin. Yazdıklarınızı değiştirin. Ağlama duvarı değil günlüğünüz. Hayata yeni bir bakış açısı ile bakın ve yeni şeyler yazın, söylenmemiş. Ve yazdıklarınızı değiştirin ve yeni yeni dostlarla paylaşın, yazdıklarınızı. Tavana yazı yazın, gözlerinizi açın ve bakın. Duvarlar duvar yazıları için değil. Yeni şeyler yazın duvarlara. En güzelinden bir kalem alın ve onu sevin. Ve yazın. Ve yazdıklarınızı değiştirin. En güzelinden kağıtlar alın. Özene bezene yazın. Yüreğinizi dökün. Ve paylaşın.

 

Arkadaşlarınızı değiştirin

Darulacezeye gidin. Ve yaşlı bir dostunuz olsun. Onu sevin. Çocuk esirgeme yurtlarına gidin ve küçük bir dostunuz olsun. Ve evinize ve işyerinize de uğrayın, dost seçmek için. Oldukça çok dostlarınız olsun. Hep aynı dedikodu, hep aynı konu. Yetmez mi artık. Sıkılmadınız mı hala? Özürlüler kampına gidin. Okullarına gidin. Hayata yeniden bakın. Onlara bakın ve onlarla olanlara bakın. Ve onlara olanlara bakın. Ve değiştirin arkadaşlarınızı. Arkadaşlarınız da sizi değiştirsin, bırakın. Sonu ölüm değil bu değişikliğin. Kızmayın kimseye. Herşeyin bir vakti vardır. Bırakın değiştirsinler. Tencere her zaman kapağını bulmaz. Siz bulun. Ama önce siz olun.

 

Konuşmanızı değiştirin

Konuşun, konuşuyoruz ama annaşamıyoruz diyenlerdenseniz, konuşmalarınızı değiştirin. Konu olarak, içerik olarak ve stil olarak. Daha yavaş ve tane tane konuşun. Daha sessiz ve daha sakin konuşun. Daha anlaşılır konuşun. Anlaşılır konuşuyorsanız yıllardır ve sizi anlamıyorlarsa hala, bırakın üstelemeyin. Değiştirin konuşmalarınızı. Evde aynalara ve çiçeklere konuşun. Akrabalara konuşun. Yolda yürürken kendi kendinizle konuşun. Kendi kendine konuşanlara deli denilen dönem gerilerde kaldı. Artık kendisi ile barışık olmayanlara deli diyoruz. Bitirin içinizdeki küslüğü. Başlayın konuşmaya. Sevgili bilinçaltın deyin, ona. Seninle konuşmak istiyorum, seninle tanışmak istiyorum deyin. Korkmayın, ısırmaz. Sessiz sakin bir köşeye geçin ve sorun ona değişmenizi istiyor mu? Değiştirmeniz gereken ilk şey ne? Sevdiği davranışınız ve sevmediği davranışınız hangisi. Ne yapabilirsiniz? Nasıl değişebilirsiniz? Yardım etmek istiyor mu? Bilinçaltı ile konuşmak saçma gelebilir ama sessiz sakin bir yere oturun ve yüzleşmeye hazır olun gerçek yüzünüzle. Anlat lan! Diye diklenmeyin. Öyle bir ses tonu ile konuşun ki, o bile şaşırsın. Hayatta duymadığınız yepyeni bir ses tonu ve konuşma stili bulun. Tatlı, şefkatli ve gülümseyen bir konuşma stili.

 

Tebrikler değerli dostlar. Hepinize kucak dolusu, yürek dolusu tebrikler. İçinizdeki değişimi başlatıp, dışınıza yansıttığınız bütün değişimler için hepinizi tebrik ediyorum. Beni aradığınız, e-mail yolladığınız, değişebilme ve değişebildiğinizi görebilme sevincinizi benimle paylaştığınız için teşekkürler. İki haftadır NLP’ce Bahar Değişimi yazımı sizlerle paylaşıyorum. Aldığım feedbackler çok olumlu. (Ama merak etmeyin Küreselleşme makalelerine dönmeyecek, bu hafta NLP’ce Bahar Değişimi yazılarının üçüncüsünü ve sonuncusunu okuyorsunuz J) Bahsettiğim konulardaki değişimlerinizden çok, değişebildiğinizi görebilmenize ve değişime inanmanıza sevindim. A konusundaki değişim, B konusundaki değişim… Değişim size kalmış. Bu sizin değişiminiz.

Yiyecekler, yediklerimiz, birlikte yediklerimiz, yeme şeklimiz, yedikten sonra olanlar ve olmayanlarla değişin demiştik. Değişiyorsunuz.

Yedikleriniz ya da yemedikleriniz işe yarasın lütfen.

Uykularınızı değiştirin, içindeki rüyalarla birlikte demiştik. Uyku kalitenizi, sürenizi, uyuduğunuz ya da uyuyamadığınız yerleri. Uykuyu; sabah kalkınca, akşamdan daha kötü olmama durumu olarak tanımlıyorum. Ve her sabah uykudan uyanamıyorsanız ve her uyandığınızda kendinizi daha kötü hissediyorsanız, artık uyanma vaktidir. Lütfen uyanın yeni uykulara. Yeni rüyalara, yeni hedeflere ve değişime….

Mekanları değiştirin demiştik. Aklınıza bile gelemeyen yerlerde çalışın. Hiç kimsenin aklına bile getiremeyeceği yerlerde. Tebdil-i mekanda ferahlık var demiş atalarımız. Mekanla birlikte, içinizdeki elemanları da değiştirin. Ve yazı şeklinizi değiştirin demiştik. El yazınızı değiştirin, hayatınız değişsin. Yazdıklarınızı, yazamadıklarınızı değiştirin. Ve arkadaşları. Arkadaşlıkları, arkadaş olma ya da olamamayı. Buna bağlı konuşmalarınızı. Ya da susmalarınızı değiştirin demiştik.

 

Münir Arıkan

www.beyingucu.gencgelisim.com

 

Bir önceki yazımız olan Seçenek Üretmek başlıklı makalemizde seçenek üretebilmek, Seçenek Üretmek ve seçenek üretmenin önemi hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir