Bilinçaltının Özellikleri

Written By: Beyin Gücü - Tem• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

bilinçaltı (1)

 

İnsan beyni ortalama olarak sadece 1 kilo 600 gram gelmektedir. Şekli de birbirinin içine girmiş bir barsak kümesi gibidir. Bu bahsettiğim görüntünün fiziksel olarak bir bilgisayarla hiçbir ilişkisi yoktur. Fakat temel de aynı özelliklere sahiptirler ama ciddi bir farkla:  insan zihni bugüne kadar yapılan en güçlü bilgisayardan binlerce kat daha güçlüdür.

Bilinçaltının depolama gücünü göz önüne alırsak bilgisayarlar son derece zayıf kalır. Bir de zihnimizin yardımıyla her türlü varlıktan farklı olarak ortaya koyduğumuz duygusallık boyutumuz ve çıkarım kabiliyetimiz vardır.

Bu üstünlüklere rağmen; işleyiş olarak bilgisayarlarla benzer birçok yönümüz söz konusudur:

Bilgisayarın ekranı; bizim görünüşümüz, hareketlerimiz, söylediğimiz kelimeler, dış dünyaya verdiğimiz her şeydir.

Klavye; beş duyumuzla eşdeğerdedir. Bildiğimiz her şey buradan geçer.

Hard disk; ise bilgisayarın bilgilerinin depolandığı yerdir. İnsanın hard diski ise bilinçaltıdır.

İşleyişi şöyle değerlendirebilirsiniz: Bilgisayara ne yüklerseniz onu alırsınız. Şimdiye kadar siz ya da başkaları size neleri yüklediyse, onları almaktasınız. Yani insanda tıpkı bir bilgisayar gibi programlanabilmektedir.

Hard diskimiz olan bilinçaltımızı iyi tanımak gerekir: Burası bir posta merkezi gibidir. Şehir dışından gelen mektuplar, emirler ve şehrin dışına giden mektuplar, verilen emirler buradan geçer.

Bir işi ortaya koymamızı ya da tam tersi ortaya koyamamamızı sağlayan yer de burasıdır. İyi yönetildiğinde olumlu sonuçlar veren, kötü yönetildiğinde ise olumsuz sonuçlar veren bir merkezdir burası. Tıpkı posta bölümünde ki şehir içi, şehir dışı, ilçe, merkez, merkez ilçeler gibi bölümlere ayrılmıştır. Her birimin işini iyi yapması zihinsel sağlığımızın ve mutluluğumuzun temelidir. Eğer birimlerden biri bile işini aksatıyor ya da kötü yapıyorsa bu dorudan doğruya bizim hayatımızı kontrol gücümüze etki eder.

Bir kısmı, ruh halimize, iç dünyamıza, bir bölümü bedensel bütünlüğümüze, sağlığımıza bir kısmı da hayallerimize, düşünce gücümüze gönderilen mektuplardır. Bizimle ilgili her şey bu merkezden geçerek gerçekleşir, yanıt verir ve yanıt alır. Postadan gelen her hangi bir emir, hemen uygun bölüme kanalize edilir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Beynin içinde milyonlarca sinir hücresinden oluşan bu şebeke, gelen mesajları gerekli yerlere iletir. Beyin sadece duyu organlarımızın aracılığı ile gelen emirleri değil, düşüncelerimizin ürettiği her türlü emri de hemen iletir, cevaplar ve eylemlerimize yansıtır.

Hangi düşünceleri kendinize programladıysanız veya size programlamalarına izin verdiyseniz, onlar sizinle ilgili her şeyi etkiliyor, yönetiyor ve kontrol ediyor demektir. Doğduğumuz günden bu yana her an programlanıyoruz. Kimi programlar herkes tarafından görülebilecek kadar açıkken, kimisi gizli ve sinsicedir.

Şu anda bile ben size farkındalığınızı artırma programı yüklüyorum. Yani açık bir program sunuyorum. Alıp almamak sizin elinizde. Ama yaşamınızdaki tüm programlar size bu dille sunulmadı. Ne yapıp yapmayacağınız bazen açıkça bazen de sinsice söylendi. Ne konuda iyi olup ne konuda olmadığınız başkalarınca ve onlara izin veren siz tarafından belirlendi.

Davranışlarımızın, tutumumuzun, düşüncelerimizin, kullandığımız cümlelerin, acaba ne kadarı bizim kendimize ait? Ne kadarı çevremize?

Kimi insanların konuştuklarından ve yürüttüğü mantık şeklinden hiçbir şey anlamayız. Sanki bambaşka bir dünyadan gelmiştir, hep bilmediğimiz kelimeler kullanır, çok detaylı yaklaşır, ya da olayları çok üstün körü değerlendirir.  Bazı insanlar bize göre çok avam, kimi de çok elittir, aydındır.

Evet, işte tam burada çevre devreye girmektedir. Bu farklılıklar, bizi programlayan çevre ile onları programlayan çevrenin farkından meydana gelir.

Her cümlede, her mimikte, her tavırda gizlenmiş bir programlama söz konusudur. Ağzımız “evet” derken beden dilimiz bir bütün olarak “hayır” diyebilir.

Çocuğunuza; “Tamam gidebilirsin” derken kafanızı sağa sola çeviriyorsanız, gözleriniz de kafanızla birlikte gidip geliyorsa, çocuğunuzun gideceği yerde rahat edip eğlenmesini beklemeyin. Bilinç düzeyinde ağzınızdan çıkan “Evet” çocuğun bilinç düzeyinde de “Evet” olarak alındı. Ama bilinçaltının dili olan beden dili sayesinde “Hayır, yanlış yapıyorsun” mesajını da aldı. Bilinç düzeyindeki “Evet” e güvenerek oraya gitti ama bilinçaltının “Hayır”’ı ile rahatı kaçtı, eğlenemedi.

“ Evet” dediğinizde sizinde inandığınız bir evet olsun ki, beden dilinizde bu gerçeğe ayak uydursun. Böylece karşınızdaki ikili mesaj alıp, çelişkiye düşmesin ve yapması gerekeni yapması gerektiği yerde gerçekleştirebilsin. Eğlenmeye gitmişken eğlenebilsin, ders çalışırken; “Ailem ders çalıştığımı biliyor, onlar gerçekten bana güveniyor” diyebilsin.

Bizler veya çevremiz tüm yaşantımız boyunca kafamızın içine neyi ektiysek, tekrar onu bulduk. Fakat ektiğimiz tohum artık tohum halinde değildi, beynimizin iç dinamiklerini de kullanarak her biri farklı boy ve görünümde bitkilere dönüştü.

 

Bülent Şenyürek

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Zihinsel Programlama başlıklı makalemizde düşünce gücü, kişisel gelişim ve nlp hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir