Bedensel Varlığımız

Written By: Beyin Gücü - Nis• 18•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

3

Vücudumuz, ilk görünüşte, baş, gövde, kol ve bacaklardan oluşuyor. Ancak sistem olarak incelersek vücudumuz, dış ve iç organlar vasıtasıyla mükemmel bir koordinasyon ve takım çalışması ruhuyla işlemektedir. İnsan, çok zaman kıymetini takdir edemediği harika bir vücudu, eşsiz bir sanat eserini taşımaktadır. Öyle ki, bir tek hücreyi bile yapmaktan aciz olan insan, akılları hayretle bırakan sayısız hücrelerin mükemmel işbirliği ve uyumu ile hayatını sürdürmektedir.

İnsan vücudu bir bütündür. Bundan dolayı herhangi bir organ veya sistemdeki aksaklık

tüm vücudu rahatsız eder. İnsan, birbirinden ayrı kalamayacak derecede önemli iki boyuttan yaratılmıştır. Bunları,”Düşünce Bedeni” ve “Fiziki Beden” olarak ayırabiliriz. Biz bu başlık altında fizik bedenimizi özetle incelemeye çalışacağız.

Bedenimiz bir mineraller topluluğudur. Yaklaşık %70’i sudan oluşmaktadır. Yaratılış programına tabi, otomatik sistem ayarları, hassas sigorta sistemleri, koruma sistemleri, refleksleri, toleransları olan muhteşem bir yapıdan oluşmaktadır.

Vücudumuz aynı anda trilyonlarca hücrenin bölünüp büyüdüğü, ancak bu bölünme ve büyümelerin belirli sınırlar çerçevesinde olduğu harikulade bir yapıdır. Bölünme ve büyümeler sınırsız olsaydı, organlarımız büyümeye devam edecek, ya dev olacak ya da bir kısım organları aşırı büyümüş ve yerinde sıkışmış hilkat garibelerine dönüşecektik.

Bedenimizin derinliklerinde birçok fiziksel ve kimyasal olaylar gerçekleşmektedir. Bu işlemler bizim kendi irademiz ile olmamaktadır. Tek bir hücremizin dahi ne yapması gerektiğini sağlayacak hesaplamaları kontrol edecek iradeye sahip değiliz. Ama Evren’in Sahibi’nin verdiği ilhamla hücreler bu görevlerini kusursuzca yapmaktalar…

Bu konuda büyük âlim Gazali’nin, yaklaşık bin yıl önceden bizlere sunduğu şu tespitleri aktarmadan geçemeyeceğim. Gazali diyor ki:

“İnsanın bedeninde binlerce damar, sinir ve kemik vardır. Her birinin şekli ve sıfatı başkadır. Her birinin vazifesi ayrıdır. Senin ise onlardan haberin yoktur. Senin bildiğin şu kadardır: El ve ayak, tutmak ve yürümek içindir. Dil, konuşmak içindir. Ama gözün on ayrı kısımdan yapıldığını, bunlardan biri vazifesini yapmazsa görme işinin olmayacağını bilmezsin ve yine bu kısımların her birinin ne yaptıklarını ve hangi sebeple görmeye tesir ettiklerini bilemezsin. Gözün madde olarak büyüklüğünü herkes bilir. Ona ait bilgiler ise ciltlerle kitaplarda ancak anlatılmıştır. Bunu da bilmemene şaşmamak lazımdır. Karaciğer, dalak, öd kesesi, böbrek ve buna benzer iç organların vazifelerini de bilemezsin. Karaciğerin vazifesi, mideden kendisine gelen çeşitli gıdaları kan renginde bir hale getirmek ve yedi uzva, yani bütün vücuda yayacak şekle sokmaktır. Kan, ciğerde oluşunca üstünde sarı renkli bir köpük bulunur. Bir de tortu bırakır. Bu ise lenftir. Dalağın vazifesi bu safrayı, lenfi kandan almaktır. Kan ciğerden çıkınca, gayet ince ve suludur. Böbreğin vazifesi, kandan suyu almaktır. Ancak böylece kan, safrasız ve lenfsiz kendi renginde ve kıvamında damarlara ulaşır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Safra kesesinde bir arıza olursa, safra kana karışır.Sarı8lık hastalığı meydana gelir. Safra ile alakalı diğer hastalıklar da baş gösterir. Dalak iyi çalışmazsa lenf, kana karışır. Lenfavi hastalıklar meydana gelir. Böbrekler çalışmazsa, su kana karışır istiska (deri altı su toplama – ödem ) hastalığı meydana gelir.

….

Bunlardan maksat, bedenin içinde iş yapan nice organlar olduğunu bilmendir. Her biri bir işle meşgul olurken, sen tatlı tatlı uykudasın. Onlar sana hizmetten bir bile geri durmuyorlar. Sen ise onları tanımıyorsun. Aynı zamanda sana olan hizmetlerine de teşekkür etmiyorsun.

Bütün akıllıların aklı bir araya gelse, onlara uzun ömür verilse, bu organlardan birini, yaratılışında olduğu gibi şeklinden çıkarıp daha iyi yapmayı düşünseler, yapamazlar

Allah’ın yarattığı en mütekâmilidir.(En gelişmişi, en uygunu, en mükemmeli)”.

 

Yüreğindeki Sen/Selçuk Alkan/Akis Kitap

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Yaratıcı Düşünmek başlıklı makalemizde neden yaratıcı düşünmek, problemlerden yaratıcı düşünerek kurtulmak ve yaratıcı düşünmek hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir