Bedeniniz Sizinle Konuşur mu?

Written By: Beyin Gücü - Ağu• 01•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

bedenin konusmasi

 

Konuşan bedenimiz karşısında biz ne yapıyoruz peki? Çoğu zaman ilaç vererek onu susturmaya çalışıyoruz. Yani yaptığımız aslında yalnızca belirtileri yok etmekten ibaret. Oysa sorunlar olduğu yerde duruyor. Sinekleri öldürüyoruz ancak bataklığı kurutmak hiç aklımıza gelmiyor.

İnsan, ruhuyla bedeniyle bir bütündür. Bu bütünlük içerisinde duygular, düşünceler, diğer insanlarla olan ilişkiler, fiziksel sağlık ve manevi yaşam gibi pek çok değişken bulunmaktadır. Bunlardan birisinde meydana gelen olumsuzluk ya da aksaklık, ruh-beden dengesini bozmakta ve bireyin kendisini kötü hissetmesine neden olmaktadır. Bundan dolayı yaşamda mutluluk ve huzuru yakalayabilmek, bir başka deyişle iyilik halini sürdürebilmek için ruh beden dengesini korumak gerekmektedir.

Bedenin konuşmaya başladıysa onu ciddiye al!

Kimi zaman ruh dengesi öylesine bozulur ki, beden alarm vermeye ve bizimle konuşmaya başlar. İnsan bedeninin ve ruhunun kaldırabileceği bir yük kapasitesi vardır. Bu kapasitenin sınırı her bireyde farklıdır. Bu sınır zorlanmaya başlandığında beden derdini anlatmaya çalışır. Ama bedenin konuşması, bizim konuşmamıza benzemez. Onun farklı bir lisanı vardır. Bedenlerimiz kimi zaman saç dökülmesi, kimi zaman çeşit çeşit ağrılar, panik atak nöbetleri, depresyon, bazen de cinsel iktidarsızlık ya da vajinismus gibi yollarla bizimle konuşmaya çalışır.

Beden konuşmasını anlatan örnekler

1.Nihan

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Nihan ailesinden hiç sevgi görmemişti. Sevgi bir yana psikolojik şiddete maruz kalıyor, sürekli aşağılanıyor, hakarete uğruyor ya da ihmal ediliyordu. Evliliği kurtuluş olarak gördü ve bir hayırsızla evlendi. Aradığı mutluluğu ve sevgiyi eşinde de bulamamıştı. Bedeni ve ruhu artık bu yükü kaldıramıyordu. Panik atak nöbetleri geçirmeye başladı. Kendisini boğuluyormuş, kalp krizi geçiriyormuş, nefessiz kalıp ölecekmiş gibi hissediyordu. Aslında bedeni Nihan’la konuşuyordu kendi lisanınca… “Dayanamıyorum, kurtar artık beni bu sıkıntılardan” diyordu.

2.Tarık

Tarık, iş yoğunluğundan bunalmıştı. Kendisine hiç zaman ayıramıyordu. Varsa yoksa işti. Tatili unutalı uzun zaman olmuştu. Sık sık migren ağrıları tutuyordu ve dünyası zindan oluyordu. Karanlık bir odaya kapanıyor ve ağrı kesicilerle migren nöbetini atlatmaya çalışıyordu. Aslında Tarık’ın bedeni de biraz sertçe de olsa onunla konuşuyordu. Ama o bedenini dinlemek yerine ağrı kesicilerle onu susturmaya çalışıyordu.

3.Nilüfer

Nilüfer, başarılı ve hırslı bir iş kadınıydı. Mükemmeliyetçi bir kişilik yapısına sahipti. Yaptığı hiçbir iş onu memnun etmiyordu. Karşı cinsten kimseyi de beğenmiyordu. Kimseye belli etmek istemiyordu ama yapayalnızdı. Çoğu zaman dayanılmaz sırt ağrıları çekiyordu. Nilüfer’in bedeni de onunla konuşmaya çabalıyordu ama dinlemiyordu Nilüfer.

Konuşan bedenimiz karşısında biz ne yapıyoruz peki? Çoğu zaman ilaç vererek onu susturmaya çalışıyoruz. Yani yaptığımız aslında yalnızca belirtileri yok etmekten ibaret. Oysa sorunlar olduğu yerde duruyor. Sinekleri öldürüyoruz ancak bataklığı kurutmak hiç aklımıza gelmiyor. Ne yapmalı peki? Çözüm nedir? Çözüm, eğer kendi kendimize baş edebiliyorsak sorunların kaynağını bulup çözmektir. Çözüm, içimize bakmak ve kendimizi anlamaktır. Yaşamdan beklentilerimizi gözden geçirmek, bize ağırlık yapan ama fayda sağlamayan yüklerimizi atmaktır. Kolay mı bunları yapmak? Hiç sanmıyorum. O halde bunları yapamıyorsak çözüm profesyonel psikolojik yardımdır, psikoterapidir.

 

Tayfun Doğan

www.beyingucu.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Ders Çalışmayı Ertelemeden Önce Erteleyeceğin Şeyler Var başlıklı makalemizde ders çalışmak, Ders Çalışmayı Ertelemeden Önce Erteleyeceğin Şeyler Var ve sınavlara hazırlanmak hakkında bilgiler verilmektedir.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir